Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

islamiyet öncesi türk devletlerinde devlet anlayışı nasıldı ? Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın İslamiyet Öncesi Türk Devlet Anlayışı Hangi Temeller Üzerine Kurulmuştur İslamiyet Öncesi Türk
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 11      

  1. Kayıtsız Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    İslamiyet Öncesi Türk Devletlerinde Devlet Anlayışı

    Sponsorlu Bağlantılar










  2. Sponsorlu Bağlantılar




    İslamiyet Öncesi Türk Devletlerinde Devlet Anlayışı


    İlk Türk Devletlerinde Devlet Anlayışı

    Türklerin teşkilatçı olmaları çok devlet kurmalarına sebep olmuştur. Bağımsızlık duygusu gelişmiştir. Toplumun siyasi teşkilatlanmasının en üst basamağı il (devlet) olmuştur. Ülke sınırlarını koruyan ve halkı belli kurallara göre yöneten siyasi kuruluşa devlet denmiştir. Başında hakan bulunur. İslamiyet öncesi Türk toplumlarında devlet dört ana unsurdan meydana gelmekteydi. Bunlar; halk, ülke, bağımsızlık ve siyasi örgütlenmedir

    * Kut Anlayışı: İslamiyet öncesi Türk Devletlerinde egemenlik anlayışının temelinde hükümdara yönetme yetkisinin Göktanrı tarafından verildiğine inanılması olarak bilinen kut anlayışı bulunmaktadır. Kut, kan bağı yoluyla babadan oğula geçerdi.Bunun sonucunda devlet yönetimi ve ülke toprakları hanedan üyelerinin ortak malıdır görüşü ortaya çıkmıştır. Bu yüzden erkek kardeşler arasında sürekli taht kavgaları yaşanırdı.

    Not: Egemenlik anlayışı kut inancını taşımasına rağmen dinsel bir özelliği yoktu. (Tanrı-Kral anlayışı görülmez) Ancak Kut anlayışı halkın hükümdara olan mutlak bağlılığını arttırmıştır.

    * Egemenlik Anlayışı (Veraset Anlayışı): Türk devletlerinin en zayıf yönü tahta geçme konusunun belli kurala bağlanmamış olmasıdır. Töreye göre hükümdar öldüğünde oğullarının hepsi tahta geçme hakkına sahiptir. Bu durum taht kavgalarına sebep olmuştur. Turfan Uygurlarında tahta geçme hukukunun yazılı belgeler ve senetlere dayandırıldığı bilinmektedir. Tahta geçme baş hatunun çocuklarının hakkıdır. Bayanların ve bayan tarafından olan akrabaların hükümdar olma hakkı yoktu. Türk kağanlarında siyasi amaçla başka ülke prensesleriyle evlenme de olmuştur. Çocuklar küçükse, amcaları tahta geçer. Zaman zaman kurultay seçmiştir. Bazen yaşı en büyük ve bilgili olan tahta geçmiştir.( Ekberiyet Sistemi ). En çok karşılaşılan durum hanedan üyelerinin mücadelesi olmuştur.

    * Türk Cihan Hakimiyeti Mefkuresi: Kağan kut anlayışına bağlı olarak, dünyayı hakimiyeti altına alarak, insanları adaletle ve barış içinde yaşatmalıdır. Bu ülküye “Türk Cihan Hakimiyeti Mefkuresi” denilir.

    * Siyasi Örgütlenme: İslam Öncesi Türk devletlerinde siyasi örgütlenmenin en üst basamağını devlet oluştururdu. Devlete "İl veya el" denirdi. Devlet boyların bir bayrak altında toplanması ile oluşan federal (federatif) bir yapıya sahipti.

    Türklerde devleti daha iyi idare edebilmek için ülke iki bölüme (sağ-sol, doğu-batı, kuzey-güney, iç-dış, ak-kara) ayrılmıştır (Çifte hükümdarlık sistem, ikili teşkilat federatif yönetim). Bu durum egemenlik anlayışının bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Hükümdar merkezde veya doğuda bulunurdu.Yöneticiler, doğuda ki hükümdarın egemenliği altında Töre hükümlerini uygulayarak devleti yönetirlerdi. Doğu batıya göre üstündür. Güneşin doğduğu yer olduğu için. Hakan doğuda oturur, batıyı yabgu unvanıyla kardeşi yönetir. Yabgu iç işlerinde serbest, dış işlerde büyük hakana bağlıdır. İlk Türk devletlerinde yabgu iç işlerinde serbest, dış işlerinde doğudaki hakana bağlıydı. Buda ülkenin federal bir yapıya sahip olduğunu gösterir. Türklerde ilk devlet teşkilatı Mete Han tarafından kurulmuştur.
    İkili teşkilatlanmanın açık olarak görüldüğü dönemler aşağıda verilmiştir.

    Bumin Kağan – İstemi Yabgu (I. Göktürk)

    Bilge Kağan – Kül Tegin (II. Göktürk)

    Tuğrul Bey – Çağrı Bey (B. Selçuklu)

    * Hükümdar: Eski Türk devlet geleneğinde Kut-almış kişi hükümdar olurdu. Bunun yanında hükümdarlar çeşitli unvanlar kullanmışlardır. Bunlar: han, kağan, hakan, şanyü, idi-kut, yabgu, il-teber, idikut, erkin, tanhu ve tanrı-kut’tur. Kağan resmi törenlerle tahta çıkar.

    Hükümdarlığın kaynağı ilahidir. Kutlu hanedan soyundan olanlar hükümdar olabilir. Göktanrı yetkiyi verir, buna kut denir. Kan yoluyla babadan oğla geçer.

    Hükümdar olan kişinin aynı zamanda bazı alametler (semboller) bulundurması gerekmekteydi. Bunlar: otag (hakan çadırı), örgin (taht), tuğ (sancak), kotuz (sorguç), nevbet (davul), yay ve kale-saray’dır. (orta çağda görülür) Hükümdarın oturduğu başkente Ordu adı verilmiştir.

    Hükümdarlar "otağ" denilen büyük çadırlarda otururlardı. Hakan çadırı kubbelidir, kapısı doğuya açılır. Rengi ve şekliyle sahiplerinin konumunu belirtir.Yerleşik hayatla beraber saraylarda ikamet etmeye başladılar (Uygurlar döneminde).

    Hükümdarları yılın belli günlerinde toplumsal kaynaşmayı ve yardımlaşmayı sağlamak amacıyla Toy denilen meclisi toplardı. Bu meclise devletin ileri gelenleri (devlet adamları) ve halk (kün) katılırdı.

    Hükümdar alp ( cesur ve kahraman ), bilge ( akıllı ), adil ve erdemli olması gerekir.
    Görevi orduya komuta etmek, töre hükümlerini uygulamak, toy düzenlemek, ülkede birliği, dirliği, adaleti sağlamak, dağınık Türk boylarını toplayarak, halkı korumak, doyurmak ve giydirmektir. Hükümdar 'töre' adı verilen geleneklere dayalı yazısız hukuk: kurallarına uymak koşulu ile ülkeyi yönetebilirdi


    * Töre: Ülke töre ( türe )’ye göre yönetilir. Devlet ve topum yaşamını düzenleyen kurallardır.

    * Hatun (Katun): Hükümdar eşlerine "katun (hatun)" denirdi. Orta Asya Türk devlet geleneğine göre hükümdar eşleri de yönetimde söz sahibi idi ve kurultay toplantılarına gerektiğinde katılırdı. Bunun dışında yabancı elçileri kabul eder ve buyruklar çıkarabilirdi. Bu, onun kağanı temsil ettiğinin göstergesidir. Sarayının olması, oğlunun veliaht olması da hatuna ayrı birtakım özellikler kazandırmaktadır.

    * Veliaht (Tegin – Yabgu): Hükümdarın erkek çocuklarına "tekin (tigin)" denirdi. Tekinler devlet idaresini öğrenmeleri ve sorumluluk almayı öğrenmeleri için boylara yönetici olarak atanırlardı. Hükümdarın en büyük oğlu ise genelde daha büyük bölgelere yönetici olarak atanırdı. Hükümdarın en büyük oğluna "şad" unvanı verilirdi.

    “Ülke toprakları hanedan üyelerinin ortak malıdır” anlayışına bağlı olarak tüm veliahtlar taht üzerinde hak talep edebilirlerdi. Taht mücadelesini kazanan veliaht hükümdar olurdu. Bütün bu uygulamanın esasları töreye göre düzenlenmiştir. Tigin’in tahta geçişinde; Veraset durumu, Beylerin ortak kararı ve Kurultayın kararı etkili olmuştur.

    Not: Yukarı da anlatılan Not: Türk Devletlerinde görülen ikili yönetim ve boylar federasyonu devletlerin çabuk kurulmasına, kolay yönetilmesine ve hızlı büyümesine sebep olmuştur. Ancak buna karşılık olumsuz sonuçlar da doğurmuştur. Bu durum sık sık taht kavgaları yaşanmasına ve ülkenin kısa sürede yıkılmasına neden olmuştur. (fetret dönemleri)

    * Meclis (Kurultay): İslamiyet öncesi Türk devletlerinde, Kurultay, Toy, Kengeş (keneş) ve Moğoka, adı verilen ve danışma kurulu niteliğinde olan meclisler bulunmaktaydı. Bu meclisler devletin siyasi, askeri, ekonomik, adlî ve kültürel işlerinin görüşüldüğü kurumlardır. Ayrıca hükümdarın ve töre kurallarının belirlenmesi kurultayın görevleri arasındadır.

    Hakan meclisin doğal başkanıdır. Kurultaya katılma hakkı olanlara toygun denirdi. Üyeleri halk tarafından seçilmezdi. Kağan, Hatun, Hanedan üyeleri, Asker ve sivil tüm yöneticilerle boy beyleri, bağlı kavimlerin yöneticileri katılır. Toygun; meclise katılma hakkına sahip olanlara denir. Her yılın dokuzuncu ayında genel toplantı yapılırdı. Hayvanların sayım sonuçları, ordunun durumu, genel sorunlar görüşülür.

    * Kurultay sadece devlet adamlarının katıldığı bir meclis iken toy bütün halkın katıldığı bir şenlik ve şölen niteliğindedir. Devlet işlerinin görüşülmesinin yanında toplumsal kaynaşma sağlanarak kültür birliği oluşturulmaya çalışılmıştır.

    Kurultay, herkesin görüşünü rahatlıkla savunabileceği demokratik bir ortamdır. Kurultay'da alınan kararlar, hükümdar onaylarsa yürürlüğe girerdi. Bu durum Kurultay'ın bir danışma meclisi olduğunu gösterir.

    Ayrıca bilim adamlarından oluşan kengeş (keneş) meclisi bulunmaktaydı. Bu meclise tayanç ve keneşçi adı verilen bilim adamları katılmaktaydı.

    Devlet Görevlileri ve Bazı Kavramlar;
    Yabgu / Tegin: Hükümdardan sonra gelen en önemli yönetici.Şehzade, veliaht, hükümdar çocuğu veya kardeşi. İkili yönetim sisteminde doğuya bağlı olarak devletin batı bölümünü genel vali olarak yönetirdi.
    Şad : Devlet başkanının büyü oğlu
    Ayukı: Hükümet
    Aygucı: Meclis başkanı ve hükümdar danışmanı
    Buyruk: Bakan. Hükümet üyeleridir.
    İçbuyruk: Saray işlerinden sorumlu bakan
    Tarkan: Askeri idareden sorumlu saray görevlisi
    Tudun (Todun): Mali işlerden sorumlu kişi veya vali
    Subaşı: Ordu komutanı
    Bitigçi: Kâtip, memur, bürokrat sınıfı , Yazışmaları yapar ve dış politikayı yürütür.
    Kenetçi: Danışman
    Tamgacı: Dış siyaset işlerini yürüten görevliler
    Apa: Sivil yönetici
    Yargucı: Yargıç, tercüman, elçi
    Agılıg: Hazine görevlisi
    Toygun: Toy ve kurultaya katılma hakkına sahip devlet görevlileri inanç/inal/ataman: tigin eğitmeni




  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 
Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri