Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

ben ege bölgesinin tarihi ve turistik değerlerini kısaca açıklamasını istiyorum Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın İç Anadolu Bölgesinin Tarihi Yerleri, tarihi mekanları İzmirde Gezilecek Tarihi
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 17      

  1. Kayıtsız Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    Ege Bölgesinin Gezilecek Turistik Değerleri Ve Tarihi Mekanları

    Sponsorlu Bağlantılar










  2. Sponsorlu Bağlantılar




    Ege Bölgesinde Gezilecek Yerler Nerelerdir? - Egenin En Güzel Tarihi Gezi Yerleri - Ege Bölgesinin Gezilecek Turistik Mekanları

    Egenin incisi Çeşme

    İzmir’in tatil cennetlerinden biri olan Çeşme, İzmir’e 88 kilometre uzaklıktadır ve yaklaşık 52 dadikalık süren bir yolculuk sayesinde İzmir’den Çeşme’ye varılır. Çeşme, güneyden Ege Denizi ile çevrili durumdadır.

    Çeşme tatil beldesinin en büyük özelliklerinden biri tipik Ege mimarisini yansıtan birçok yapıyı bünyesinde barındırıyor olmasıdır. Bu mimari yapıların içerisinde Osmanlı döneminden kalmış olan çeşmeler de bulunmaktadır. Tahmin edeceğiniz gibi Çeşme, adını bu çeşmelerden almıştır.

    Çeşme, 2 kilometre uzunluğundaki beyaz kumlu sahili ile dikkatleri üzerine çekmektedir. Bunun yanı sıra deniz içinden kaynayan termal sular, ılıca plajını ve çevrede bulunan diğer plajları termal havuz niteliğine büründürmüştür. Bu sebepten dolayı Çeşme plajları tatilcilerden oldukça fazla ilgi görmektedir.

    Çeşme’ye gelirseniz Ilıca plajını mutlaka görmenizi tavsiye ederim. Bu plajın ve Çeşmedeki diğer plajların en büyük özelliği kıyıdan denize yaklaşık 100 metrelik alanın derinliği insan boyunu geçmemesidir. Bu anlamda çocuklu ailelerin çocukları için oldukça güvenli bir plaj durumundadır.

    Tarihe düşkün olanların Çeşme Kalesi’ni mutlaka görmeleri gerekir. 1508 yılında Osmanlı Padişahı II. Beyazıt tarafından, Aydın Valisi Mir Haydar aracılığıyla, Mimar Ahmet oğlu Mehmet’e yaptırılmış olan Kalenin ilk inşaatı tam deniz kıyısına yapılmış. Ancak, sonraki yıllarda denizin doldurulması sonucu bugünkü konumuna gelmiş. Kalenin en büyük özelliği ise güney kapısının Osmanlı mimarisini tam anlamı ile yansıtıyor olmasıdır. Bu kapıyı görmek isteyenlerin İzmir Arkeoloji Müzesi’ni ziyaret etrmeleri gerekiyor. Kalenin kapısı günümüze kadar oldukça iyi bir şekilde korunmuş. Ayrıca Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1529 yılında yaptırılmış olan Kervansaray’ı da görmenizi tavsiye ederim. Bu Kervansaray’ın bir benzeri de Kuşadası’nda bulunuyor.

    Çeşme merkez de konaklamanız için birçok pansiyon ve oteller bulunmakta. Bu pansiyon ve oteller her bütçeye uygun niteliktedir. Bunun yanı sıra Ilıca da konaklamak isterseniz buradaki otel ve pansiyonlar da sizin hizmetinizde olacaktır. Ilıcada bulunan birçok küçük otel ve pansiyonlar da bile kaplıca suyu bulunuyor.

    Çeşme’ye ulaşım oldukça kolaydır. Havayolunu tercih edecekseniz eğer, İzmir Adnan Menderes Havalimanı’na inmeniz, oradan da otoban üzerinden Çeşmeye ulaşmanız gerekecek. Karayolunu tercih edecek olanlar da İzmir’e gelerek, buradan Çeşme’ye ulaşabilirler.

    Gümüldür

    Ege Bölgesi’nin incisi olarak adlandırılan güzel İzmir’in mütevazi ve sakin tatil beldesidir Gümüldür. Diğer tatil beldelerine oranla daha durgun bir tatile ev sahipliği yapan Gümüldür, kafasını dinlemek isteyenler için oldukça ideal bir tatil beldesidir.

    Gümüldür tatil beldesi’nin geçmişi çok eski dönemlere kadar uzanmaktadır. M.Ö. 7 ve 8. yüzyıllar da kurulmuş olan Kolophon kenti Ionia’nın en gözde kentlerinden biri olduğu söylenmektedir. O zamanlar da burada yaşayan kolophon halkı verimli topraklar da tarımla uğraşıp aynı zamnda da denizcilikteki ustalıkları ile dikkatleri üzerlerine çekerlermiş. Kolophon antik kent’inin kalıntıları Seferihisar ve Gümüldür arasında kalan Değirmendere de bulunan Örenşehir köyünde bulunuyor.

    Gümüldür, İzmir merkez’e yaklaşık 50 km uzaklıktadır. Yeşil ve mavinin birleştiği noktada bulunan Gümüldür turizm açısından oldukça gelişme göstermektedir. Özellikle denizinin temizliği yönünden de oldukça ilgi gören Gümüldür tam bir sahil kasabası özelliği taşıyor. Şehir kalabalığından uzak sessiz bir belde olduğu gibi, yaklaşık 8 kilometrelik sahile de ev sahipliği yapmaktadır. Serin denizi ve kumsalı ile özellikle yabancı ziyaretçilerin en çok tercih ettikleri tatil yörelerindendir.

    Her türlü su sporuna uygun olan kumsalı ve denizi, dalış meraklılarını da kendisine çekmektedir. Gümüldür’ün bir başka özelliği de verimli topraklarında yetişen mandalinalardır. Günümüzde yaklaşık 12 bin dönüm arazi üzerinde Satsuma mandalinaları yetişmektedir. Bu yetişen mandalinaların yılda 40 ton’u ihraç edilmektedir. Gümüldür’ü ziyaret ederseniz satsuma mandalinalarını tatmadan oradan ayrılmayın.

    Her geçen gün gelişmekte ve büyümekte olan Gümüldür de otel, motel ve pansiyonlar da hızla artmakta. Her gelen tatilcinin bütçesine göre konaklama imkanı da sunulmaktadır.

    Gümüldür’e havayolu ile gelmek isteyenler, Gümüldür’e 35 kilometre uzaklığında bulunan İzmir Adnan Menderes Havalimanına inmeleri gerekecek. Burada kiralıyacağınız bir araç ile rahatlıkla Gümüldür’e ulaşabilirsiniz. Ayrıca araç kiralamak yerine Havalimanından İzmir Otogar’ına şehir içi otobüsleri ile ulaşabilir, otogardan her 15 dakikada bir hareket eden Gümüldür minibüslerine binebilirsiniz. Ayrıca Gümüldür’e Kuşadası üzerinden sahil yolunu izleyerekte ulaşabilirsiniz.

    Kuşadası (Güvercin Adası)

    Türkiye’nin tatil cennetlerinden biridir Ege Bölgesi. Tatilcilerin yaz aylarında yoğun ilgi gösterdiği Ege Bölgesi’nin tatil merkezlerinden birisi de şüphesiz ki Kuşadasıdır. Geçmiş dönemler de çok fazla revaşta olan Kuşadası, son zamanlarda eskisi kadar ilgi görmese de sakin bir tatil geçirmek isteyenlerin mutlaka Kuşadası’na uğramalarını tavsiye ederim.

    Kuşadası gerek plajları, gerekse tarihi mekanları açısından oldukça sevimli bir tatil yöresidir. Özellikle yabancı turistlerin daha çok ilgi gösterdiği kadınlar plajı iğne atsanız yere düşmez sözünü anımsatacak türdendir. Plajın ismi sizi yanıtlmasın. Plajın ismi kadınlar plajı fakat bu plaja sadece kadınlar gitmemektedir. Plaj herkese açık. Kadınlar plajı’nın denizi ve sahili ince kumdan oluşmaktadır. Ancak denizden gelen siyah yosun parçaları deniz kenarını biraz kirli gösteriyor.

    Kuşadası’nın içinde turlarken Kaleiçi çarşınına denk gelebilirsiniz. Kaleiçi çarşısı oldukça büyük bir çarşıdır. Dar sokak aralarına kurulmuş olan birçok dükkan ve lokantalar, tatilcilere hizmet vermektedir. Burası resmen bir labirent’i anımsatıyor. Çarşı içerisinde gezerken kaybolmamaya dikkat ederseniz iyi olur.

    Kuşadası’nın en büyük özelliklerinden biri Güvercin Adası’dır. Güvercin Adası’na Küçük Ada da denmektedir. Kuşadası merkezden kadınlar plajı’na giden yol üzerinde bulunan Güvercin adası dalgakıran liman ile Kuşadası ile birleştirilmiştir. Güvercin adası’nda bulunan kalenin geçmişi Bizanslılar’a kadar uzandığı söylense de kale asıl olarak 1800 lü yıllar da Osmanlılar tarafından yapılmıştır. Yaklaşık 2.5 metre yüksekliğinde olan kale’nin surları adayı olduğu gibi çevrelemektedir.

    Mora ayaklanması sırasında dışarıdan gelebilecek tehditlere karşı savunma amaçlı kurulmuş olan Güvecin Adası içerisinde bir de deniz feneri bulunmaktadır. Günümüz de Güvercin adası’nın içerisine cafeteryalar kurulup, ziyaretçilere manzara eşliğinde dinlenme imkanı sunulmuştur. Küçük ada girişinde herhangi bir ücret alınmamaktadır. Ayrıca Güvercin adası’nın (Küçük Ada) giriş kapısının bulunduğu yerde restoranlar da bulunuyor. Ada’yı Kuşadası’na bağlayan dalgakıran liman kenarlarına balıkçı tekneleri bağlı durumdadır. Burada bulunan gezi tekneleri ile tatilciler günlük yat turlarına da çıkarılmaktadır.

    Kuşadası’nda konaklamak isteyen tatilciler için pekçok seçenek bulunmaktadır. Yıldızlı, yıldızsız birçok otel, pansiyan sizleri bekliyor olacak. Ayrıca Kuşadası’na ulaşmak oldukça kolay. İzmir veya Aydın üzerinden Kuşadası’na rahatlıkla ulaşabilirsiniz

    İzmir Yeni Foça

    Güzel İzmir’in sevimli tatil beldelerinden biridir Yeni Foça. Tamamı ile bir balıkçı kasabasını andıran Yeni Foça’nın nüfusu 3700 civarındadır. Bu anlamda çok kalabalık ve şehir karmaşası olmayan sakin bir beldedir. İzmir-Aliağa karayolu üzerinden Yeni Foça İzmir’e yaklaşık 45 dakika uzaklıktadır.

    Doğusunda zeytin ve çam ağaçları ile kaplı olan Fula dağı bulunan Yeni Foça, Şaphane dağı, Kapıkaya tepeleri, Kızıldağ ve Değirmentaşı dağı ile çevrelenmiştir. Tabi denizi de unutmamak gerekiyor. Bu sebepten dolayı Yeni Foça mavi ve yeşil’in tam ortasında kalmış durumdadır. Yeni Foça meydan’ında bulunan ‘’U’’ şeklindeki iskele sanki denizi beldenin ortasına kadar getirmiş gibi görünmektedir.

    İskeleye bağlanmış balıkçı tekneleri de Yeni Foça’ya ayrı bir hava katmıştır. Az önce de dediğim gibi tam bir balıkçı kasabası havasına bürünmüştür. ‘’U’’ şeklindeki iskelenin sağ ve sol tarafı karşılıklı olarak balıkçı restoranları ile donatılmış. Bir çok balık restoranı olmasına rağmen buraları sürekli tıka basa dolu durumda. Özellikle restoranların dışına koyulan masalarda balık yemek insana ayrı bir keyif veriyor.

    Merkezden az ilerisinde bulunan Marina’da açık hava tiyatrosu da bulunuyor. Akşam saatlerinde burada çeşitli gösteriler ve etkinlikler yapılıyor. Bu tiyatro tarihi antik tiyatro görünümündedir. Bunun yanı sıra gündüz saatlerinde deniz keyfi sürmek isteyenler ise Yeni Foça’nın mütevazi plajından faydalanabilirler. Çok uzun ve büyük bir plajı yok ancak mevcut plajı bence yeni Foça’ya yetiyor.

    Beldenin içinde tur atmak isteyenleri hediyelik eşya satan birçok dükkan karşılıyor. Her adımda farklı bir dükkan ile karşılaşıp, sevdiklerinize uygun fiyata Yeni Foça hatırası alabilirsiniz. Yeni Foça’nın en büyük özelliklerinden biri çok katlı binaların olmamasıdır. Üç veya dört katlı binaların dışında yüksek bir bina görmek mümkün değil. Ayrıca restore edilmiş tarihi binalar da sizi hayran bırakacaktır.

    Yeni Foça’ya geldiğiniz de buradaki koyları mutlaka görmenizi tavsiye ederim. El değmemiş muazzam koylara sahiptir. Yeni Foça’da konaklamak istiyorsanız buradaki pansiyon ve oteller sizleri bekliyor olacak. Şundan eminim ki, buraya geldiğinize pişman olmayacaksınız.





  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
  4. Karaincir Koyu Bodrum

    Ege Bölgesi’nin güneyinde bulunan, turizmin kalbi ve merkezi sayılan Bodrum’un en güzel koylarından biridir. Karaincir Koyu, Bağla koyu’nun batısında yer alan Karaincir köyünde bulunmaktadır. Karaincir koyu geniş kumsalları ile dikkatleri üzerine çekmektedir. Bu geniş kumsal üzerinde bir çok pansiyon ve oteller bulunmaktadır. Buraya gelen tatilciler konaklama yönünden herhangi bir sıkıntı yaşamazlar.

    Karaincir koyu’nun özelliklerinden biri de 500 metrelik ince kumlu sahilinin her iki tarafının tepelerle çevrili olmuş olması ve sahilin rüzgar almasını da engellemesidir. Bu sebepten dolayı oldukça sakin bir denizi bulunmakta. Denize kurulmuş olan iskeleler de dinlenme ve güneşlenme imkanıda sunan Karaincir koyu’nun sahilinde deniz kenarında kumların üzerinde de güneşlenebileceğiniz alanlar yok değil. Tabi iskele de güneşlenmeyi tercih ederseniz belli bir ücret ödeme durumunda kalacaksınız. Bu ücret konaklama ücreti değil tabiki. Önünüze bırakılan yiyecek ve içecek menüsünden vereceğiniz siparişlere ödeyeceğiniz ücrettir. Karaincir koyu ismini geçmiş dönemler de oldukça fazla miktarda yetişen kara incirlerden almıştır. Tabi günümüzde bu kara incirlerden eser kalmamıştır.

    Karaincir koyu’nun sahilinin hemen arkasında bulunan küçük lokanta ve restoranlar her damak tadına hitab edebilecek tatları tatilcilerin beğenisine sunuyorlar. Bu tatlar her damağa hitab ettiği gibi her bütçeye de oldukça uygundur. Burada özellikle balık yemenizi tavsiye ederim.

    Akyarlar ve Aspat koyları arasında bulunan Karaincir koyu Bodrum merkez’e yaklaşık 24 km uzaklıktadır. Bodrum otogarından düzenli olarak hareket eden minibüslerle Karaincir koyu’na rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Ancak ulaşımın tek bir kötü yönü bulunuyor. Tabi bu durum benim için geçerli. Aynı sıkıntıyı sizde yaşayabilirsiniz. Eğer minibüs ile Karaincir koyu’na gelirseniz, sahile ulaşmak için Karaincir köyü’nün çevre yolunda minibüsten inmeniz gerekecek. Yaklaşık 700 – 800 metre yürüdükten sonra sahile varacaksınız. Sahile ilk gelirken bu durum çok fazla etkili olmayabiliyor. Fakat akşam dönüş zamanı geldiğinde o yorgunluk ile minibüs’e kadar yürümek gerçekten çok kötü oluyor. Tabi gülü seven dikenine de katlanır.



 

 
Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri