Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Bahar Mevsimini Hissetmek İçin Bulunacak Yerler Ağaçlar çiçek açtı , etraf yeşerdi , güneş sıcak yüzünü göstermeye başladı. Bahar kapımızı çaldı ve tüm güzelliğini gözler

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Bahar Mevsimini Hissetmek İçin Bulunacak Yerler

    Sponsorlu Bağlantılar




    Bahar Mevsimini Hissetmek İçin Bulunacak Yerler

    Ağaçlar çiçek açtı, etraf yeşerdi, güneş sıcak yüzünü göstermeye başladı. Bahar kapımızı çaldı ve tüm güzelliğini gözler önüne serdi. Bahar mevsimini hissetmek için doğru rotaları belirleyip bir baharı doya doya yaşamak için yola çıkma vakti de çoktan geldi.



    Güneş açıp açmamakta kararsız olsa da, bir an sıcaklığını hissettirip yerini serin bir havaya bıraksa da bahar çoktan geldi. Ağaçlarda açan çiçekler, yol kenarlarını süsleyen menekşeler, yavaş yavaş açan laleler, etrafı süsleyen papatyalar baharın en büyük müjdecisi. Mevsimlerin insanlara hissettirdikleri vardır. Bahar yeni bir diriliş, yeni bir umut olarak giriyor insanın hayatına. İnsan kışın çekildiği kabuğundan çıkıp yeniden hayata karışma istediğini bahar ayında hissediyor. Kışın kasvetinden yorulan ruhlar hep yazın gelişini hayal eder. Fakat esas kaçırılmaması gereken mevsim bahardır. Zira ilk cemrenin toprağa düşmesiyle "ben geldim" diyen ve kısa bir süre sonra yerini yaza bırakan bahar en güzel günleri sunar insana. Hem güneşin hem ılık rüzgârın en lezzetli hali baharda buluşur insanla. O zaman bu mevsimi kaçırmamak lazım, bahar mevsimini değerlendirmek için şehrin karmaşık, yorucu temposundan uzaklaşıp şöyle bir nefes alınacak alanlara kaçamak yapmak lazım. Tabii güneşe aldanmayıp ince bir hırka ya da montu da yedeğe almayı unutmamak gerekiyor. Baharı hissetmek için neler mi yapabiliriz? İşte cevabı:

    Kapadokya'da balon turu: Dünyanın sayılı güzellikleri arasında yer alan Kapadokya'ya bir bahar günü balondan bakmaya ne dersiniz! Peribacaları her zamanki gibi insanı büyülemeye hazır. Ürgüp, Göreme, Avanos peşi sıra insanı kendine çekiyor. Testi kebabının tadına varmak, gün batımını izlemek için Kapadokya biçilmiş kaftan.

    Fethiye'den yelken açın: Ortalığı turistler basmadan(!) bir Ölüdeniz turu yapabilirsiniz. Tabii Kelebekler Vadisi'ne geçmeyi ve orada fotoğraf çekmeyi de ihmal etmeyin.

    Şirince'de kültür turu: Üzüm bağları, şeftali bahçeleri arasında şirin mi şirin bir Rum şehri olan Şirince'de sizi sıcak bir karşılama bekliyor. Şirince, 19. yüzyıl Anadolu mimarisini yansıtan evleriyle son dönemde turistlerin de ilgi gösterdiği yerler arasında çoktan yerini aldı bile. Şirince'nin orta yeri her zaman pazar ve o pazarda iğne oyası, şile bezi gibi el emeği ürünler alıcısını bekliyor.

    Osmanlı mimarisi için Cumalıkızık: Orhan Gazi'nin Bursa'ya girmeden önce yaptırdığı köylerden biri olan Cumalıkızık, Osmanlı mimarisinin de en güzel örneklerini sunuyor.

    Baharda illa ki Amasra: Herkesin güzelliği, çekiciliği ve verdiği huzurda hemfikir olduğu bir yer varsa o da Amasra'dır. Amasra, Fatih'in Cenevizlilerden aldığı, Romalılardan kalma Kemere köprüsü, kalesi, Amasra Müzesi ve eşsiz manzarasıyla her daim insanı kendine çekiyor. Kış uykusunun bittiği, çiçeklerin açtığı, gürül gürül şelalelerin aktığı şehir, bu baharda kendine çekiyor insanı.

    Hasankeyf'te çardak sefası: Batman-Midyat yolu üzerindeki Hasankeyf'in iki yakasını Dicle Nehri ayırır. Doğu Akdeniz, Mezopotamya, Roma ve Bizans kültürünün ortak eseri olan Hasankeyf, konumu itibarıyla da kültürlerin kavşak noktasında yer alıyor. Yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan Hasankeyf'te bir tarihe tanıklık edebilir, Dicle'nin üzerinde kurulan çardaklarda balık yiyebilirsiniz.

    Taş'ın sanata dönüştüğü şehir Mardin: 'Gecesi gerdanlık, gündüzü seyranlık' olan Mardin birçok farklı kültürü içinde yaşatan bir şehir. Eski ve yeni Mardin diye ikiye ayrılan şehirde eski Mardin'i ziyaret edip kendinizi büyülü bir atmosfere bırakabilirsiniz. Sabırla yontulan taşın sanata dönüşmüş en güzel örneklerini Mardin'de görmek mümkün. Mardin'e gitmişken Mardin Müzesi, Deyrulzaferan Manastırı ile Kasımpaşa Medresesi'ni görmeden, badem şekeri, leblebi, ceviz sucuğu tatmadan, telkariden gümüş işleme almadan dönmeyin.

    Kazdağları'nda trekking keyfi: Çanakkale ile Balıkesir arasında bulunan Kazdağları yemyeşil doğası, dereleri ve şelaleleriyle görülmesi gereken bir yer. Eteklerinde köyleri de barındıran Kazdağları'nda özellikle tamamen taş evlerden oluşan Adatepe ve Yeşilyurt köyleri görülmeye değer yerler. Bol oksijenli ortamda trekking yapmak istiyorsanız rotayı buraya kırabilirsiniz.

    Foça'nın en çekici günleri: Özellikle İzmir'de oturanların hafta sonu sığınağı olan Foça'da en güzel günler baharda yaşanır. Kahvaltı mekânlarında keyifli bir kahvaltı yaptıktan sonra tekne kiralayıp Siren kayalıklarına gidebilirsiniz. Kıyıda balık yiyip, yürüyüş yapıp gün batımını buradan izleyebilirsiniz.

    Piknik için Sapanca: Sapanca uzun, düzgün sahili ve temiz gölüyle, sakin bir hafta sonu geçirmek için ideal bir yer. Geniş piknik alanları, alabalık çiftlikleri ve restoranlarıyla Sapanca, göl kenarında dinlenmek isteyenlere dingin bir gün sunuyor. Dağ ve göl manzaralı Maşukiye, Sapanca merkezden arabayla 30 dakika.

    Beş bin yıllık Harran: Şanlıurfa'nın 45 km güneydoğusunda yer alan Harran, 5 bin yıllık bir geçmişe sahip. Kubbeli evleri, şehir surları ve kendine ait kültürüyle sizi bekliyor. Dünyanın ilk üniversitesinin kalıntılarının yer aldığı Harran'da bir rehbere ihtiyacınız olursa mutlaka size eşlik edecek bir köy çocuğu bulabilirsiniz. Köyün tarihini minik rehberlerden dinlerken kadınlarının size uzattığı köy ekmeğinin tadına da bakabilirsiniz.

    Bolu'da bir gezinti: Kışın karlı görüntüsüyle hafızalara kazınan Abant, bahar ayında bir başka güzel. Bolu'ya gitmişken Abant'ı görüp, Mudurnu'nun tarihi evlerini fotoğraflayabilirsiniz. Kaplıcaların bol olduğu Bolu'da termal tesise uğrayıp sağlığınız için bir yatırım yapabilirsiniz.

    Urfa'da balıklı göl: Balıklı Göl (Aynzeliha ve Halil-Ür Rahman) İbrahim Peygamber'in ateşe atıldığı yer olarak bilinir. Burada balıklara yem atıp, Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sinde uzun uzun anlattığı Urfa Çarşısı'nı gezebilirsiniz. Gümrük Han'da asırlık ağaçların gölgesinde çay içebilirsiniz.

    Beypazarı'nda tarih: Türk kültürünün zevkini ve inceliğini yansıtan ilçe herkesin gönlünü fethetmeye hazır. Beypazarı ahşap evlerinin yanı sıra el sanatları ve saray mutfağıyla da göz dolduruyor.
    İstanbul'da günübirlik gezinti yapmak isteyenler için

    Adalar: Bir kere adalardan birine gitmişse insan kendini hep orada görmek ister. Fakat ne mümkün! Günlük telaş buna izin vermez. Telaşlara bir ara verip bir bahar gününü adalara ayırmanın tam vaktidir. Büyükada, Heybeliada, Kınalıada, Burgazada her mevsim güzeldir ama baharda bir başkadır. Her yeri ayrı bir tablo gibi serilir insanın önüne. Adalar baharda sakindir. Sahil kenarında bulunan kafelerde sıcak bir çayı yudumlayıp denize dalmak, Arnavut kaldırımı sokaklarda yürümek, faytonla ada turu yapmak, bir bisiklet kiralamak için en doğru adres adalardır.

    Fenerbahçe Parkı: Gürültüden uzak, denize dalıp saatlerce kitap okumak isteyenler için biçilmiş kaftan. Çocuklarına bahar havası aldırmak isteyen aileler için Fenerbahçe Parkı en cazip mekânlardan biri. Baharın tüm güzelliğini insanlara sunan park, özellikle orta yaşlıların da güzel vakit geçirdikleri mekânlardan.

    Moda burnu: Her daim kalabalıktan uzak Moda burnu yalnız vakit geçirmek, kendini dinlemek isteyenlerin yeri. Moda'ya gidip çay içmemek olmaz.

    Emirgan Parkı: Lale mevsiminde ellerinde fotoğraf makinesiyle birçok kişinin akın ettiği Emirgan Parkı baharın en güzel yaşandığı yerlerden biri. Baharda ailece kahvaltı yapmak isteyenler şimdiden rotayı Emirgan Parkı'na kırabilir. Sarı, Pembe ve Beyaz Köşk'ün içinde yer aldığı koruda havalar ısınınca kahvaltı için yer bulmak zorlaşacak.

    Çamlıca Tepesi: İstanbul'a tepeden bakmak için bir bahar gününü Çamlıca Tepesi'ne ayırın. Zira eğer İstanbul'u buradan seyretmediyseniz güzelliğini yeterince görmüş sayılmazsınız.

    Mihrabat Korusu: İstanbul'un saklı bahçesi olan Mihrabat Korusu, baharın tüm güzelliğini bir şölen gibi sunuyor. Üzerine şarkıların, şiirlerin yazıldığı Mihrabat Korusu özellikle bülbül sesine kulak kesilmek isteyenler için doğru adres. Bahar çiçekleriyle bezenmiş ağaçların arasından şakıyan bülbüllere kulak vermek isteyenler için bir bahar günü koruya gitmek olmazsa olmaz. İstanbul Boğazı'nın en güzel izlenebildiği yer olan koru; çayını, kahvesini yudumlayıp manzara izlemek isteyenlere de muhteşem bir bahar günü sunuyor.



    Amasra



    Emirgan



    Ölüdeniz

    RAHİME SEZGİN

    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. Rojda gelmis bahar gecmis bahar video
  3. Rojda gelmis bahar gecmis bahar sözleri
  4. 2018 Bahar İçin Japon Style Modası
  5. Dennis bahar koleksiyonu, Erkek bahar koleksiyonu, Erkekler için bahar takımları
  6. Bahar Yorgunluğu İçin Neler Yapılmalı
  7. Paylaş Facebook Twitter Google


  8. Sponsorlu Bağlantılar

 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri